Ekim, 2008

Şizofreni nedir?

Salı, Ekim 28th, 2008

ŞizofreniŞizofreni nedir?

Şizofreni, alevlenme ve yatışma dönemleriyle kendini gösteren kronik bir psikiyatrik hastalıktır. Şizofreni de migren ya da epilepsi gibi beyin hastalığı olmakla beraber gerek ortaya çıkmasında gerekse nasıl bir gidiş göstereceğinde çevresel, psikolojik ve sosyal etkenlerin de rolü vardır. Diğer psikiyatrik bozukluklara göre şizofreni kişinin mesleki ve sosyal işlevselliğinde daha ciddi kayıplara yol açabilmektedir.

Psikoz ne demektir?

Psikoz kişide gerçeği değerlendirme yetisinin belirli bir süre bozulduğu durumların genel adıdır. Bu sırada algı bozuklukları,dış dünyada olup bitenleri hatalı değerlendirme, kendi düşünceleriyle, hatta rüyalarıyla dış gerçekliği ayırmada güçlük söz konusu olabilir. Şizofreni, psikotik bozuklukların başlıcasıdır. Ancak madde kullanımı ya da tıbbi nedenlerle de psikotik belirtiler görülebilir.

Şizofreninin belirtileri nelerdir?

Şizofreninin alevlenme ve yatışma dönemlerinde farklı belirti ve bulgular ön plana çıkar. Alevlenme döneminde özellikle düşünce ve algılama bozuklukları ön plana çıkar. Örneğin kişi çevresindekilerin kendisine düşman olduğuna, izlendiğine, herkesin kendi hakkında konuştuğuna ya da çevresinde tam anlayamadığı” bir şeylerin döndüğüne” inanabilir. Bu düşünce bozukluğu sarsılmaz, değişmez derecede güçlüyse ” hezeyan ” olarak tanımlanır. (more…)

Anksiyete bozuklukları spektrum hastalıkları

Salı, Ekim 14th, 2008

AnksiyeteAnksiyete ve ben

Anksiyete (bunaltı), hemen hemen her insan tarafından yaşanan bir duygudur. Asıl amacı, yaşamın sürdürülmesi ve uyum davranışının gelişimini sağlamaktır. Ancak bir yere kadar sağlıklı olan bu duygunun yaşanması, bir noktadan sonra kişinin yaşamını ve diğer insanlarla olan ilişkilerini olumsuz olarak etkilemeye başlar.Bunaltı duygusu, olaylara içerdikleri tehlikelerle orantısız, uygunsuz ve abartılmış yanıtlar verilmesine neden olur.

Bunaltı, çeşitli bedensel ve ruhsal belirtilerle kendini gösterir. Başlıca bedensel belirtiler arasında çarpıntı, kalp hızında artma, tansiyon yükselmesi veya düşmesi, yüz kızarması, nefes darlığı, yorgunluk hissi ve çabuk yorulma, titreme, karın ağrısı, bulantı-kusma, ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, terleme ve ateş basması sayılabilir. Sıklıkla gözlenen ruhsal belirtiler ise, kontrolünü yitirme, aklını yitirme ve ölüm korkusudur. Tüm bu belirtiler, kişide endişe,dehşet,tedirginlik,gerginlik,sinirlilik ve çaresizlik gibi duyguların yaşanmasına neden olur. (more…)

Cinsel tutumlar ve cinsel işlev bozuklukları

Salı, Ekim 14th, 2008

CinsellikCinsel Tutumlar

Pek çok insan normalin ne olduğu sorusuyla fazlasıyla uğraşır ve ortalamaya uymayan davranışı hatalı kabul eder. Cinsellik öylesine bireysel bir konudur ki, iki kişi kalıcı bir ilişki için bir araya geldiklerinde, tercihlerinde ve davranışlarında önemli farklılıklar olabilmesi şaşırtıcı değildir. Ne yazık ki bu tercihler yalnızca evlilikten sonra anlaşılır ya da tesadüfen keşfedilir.

Uygulamada, bir birlikteliği sürdürmek amacıyla işbirliği yapan çiftler cinsellikleri konusunda da işbirliği yapabilirler.

AIDS’ in ortaya çıkışının cinsel özgürlük hareketlerinin hızını kesmesine ve emin bir seçim olarak artık monogaminin ortaya konmasına rağmen, halihazırda pek çok insanın alkışladığı bir özgürlük çağında yaşamaktayız.

Cinsel davranışın acı ile birlikteliği eskiden yaygın tepki çekmekteydi. Şimdi ise toplum daha hoş görülü bir tavır geliştirmektedir.Batı toplumu diğerinin onuru, özgürlüğü, sağlığı zedenlenmedikçe, kişinin hoşlandığı davranışlarda bulunma hakkına sahip olması gerektiği görüşüne yaklaşmaktadır. (more…)